İLHAN BERK İSKELESİ – HAYDAR ERGÜLEN

  “İlhan Berk gittiğinde şehirler, caddeler, meyhaneler, semtler, akşamlar da yavaş yavaş boşalmaya başladı. Şehrin öbür ucunda kimse yok. Meyhaneden ses gelmiyor. Akşamların kapısını boşuna çalıyoruz, açan yok. İlhan gitti…”   Şiir şehirdir ve insan, arkadaşları birer ikişer şiiri terk etmeye başlayınca şehirden çekilir. Bazı caddeler kapanır. Bazı semtler birden uzağa düşer. Bazı meyhanelerin ışığı söner. Oysa her şey yerli yerindedir. Caddeler her zamankinden daha kalabalık, semtler eskisinden daha yakın ve meyhaneler her akşamdan daha aydınlıktır. Şairlerin ölümüyle bazı caddelerden ayağımız kesilir, bazı semtler kalbimizi kırar ve bazı meyhaneler birden…

KASABANIN EN GÜZEL KIZI – CHARLES BUKOWSKI*

“Kasabanın en güzel kızıydı Cass… Ya çok neşeliydi ya da çok hüzünlü. Ortası yoktu Cass’ta. Onun için deli diyenler vardı. İçi ölmüştü onların, onlar anlayamazlardı. Erkeklerin zaten umrunda değildi bu, onlar için bir seks makinesiydi yalnızca.” Muzaffer Gümüşsu, Bukowski’nin “Kasabanın En Güzel Kızı” adlı öyküsünü resimledi. Uyarlama İllüstrasyon: Muzaffer Gümüşsu *Kasabanın En Güzel Kızı, Peyniraltı Edebiyatı dergisinin Ekim-Kasım 2016 tarihli 37. sayısında yayımlandı.

DEMEK YAZAR OLMAK İSTİYORSUN

her şeye rağmen, içinden fışkırmıyorsa bırak yapma. kalbinden ve aklından ve ağzından ve ciğerinden gelmiyorsa, bırak yapma. bilgisayar ekranına bakarak saatlerce oturman gerekiyorsa ya da daktiloya gömülerek sözcükler arıyorsan, bırak yapma. para için yapıyorsan ya da şöhret, bırak yapma. yatağında kadınlar olmasını istediğin için yapıyorsan, bırak yapma. orada oturmak ve tekrar tekrar yeniden yazman gerekiyorsa, bırak yapma. sırf üzerine düşünmesi bile zor iştir, bırak yapma. başka birisi gibi yazmaya çalışıyorsan, unut gitsin. içinden gürleyerek çıkmasını beklemek gerekiyorsa, o halde sabırla bekle. içinden gürleyerek çıkmazsa, başka bir şey yap. ilk karına okuman gerekiyorsa ya da kız arkadaşına ya da erkek arkadaşına ya…

BORGES GERÇEKTE KİMDİ?

Borges gerçekte kimdi? Bir büyücü mü yoksa bir yazar mı? İflah olmaz bir okur mu? Yoksa kitaplara tapan bir pagan ya da kütüphanelere ibadet eden bir münzevi miydi? O dünyasını harflerin, kelimelerin, cümlelerin yani yazının üzerine kurmuş bir mühendisti. O öteki dünyayı da onun deyimiyle burada, kitaplarda bulmuş ve ölene kadar da kitaplara tapmış bir uslanmaz aşıktı. Uzun hayatının muhasebesini yapmış olsa, uykudan çok kitap okumakla ömrünü geçirdiğini rahatlıkla söyleyebilirdi. Tabii kör olduktan sonraki dönemi de bu ömrün içine katmak gerekir. Çünkü o kör olsa bile kitaplara dokunarak, koklayarak, okşayarak…

Truman Capote, Kurmaca Sanatı No:17

Truman Capote, Brooklyn Heights’ta, büyük bir zevk ve zarafet ile yakın zamanda restore ettiği geniş, sarı bir evde yaşıyordu. Evinden içeri girdiğimde, omuz hizasından yukarısı, içinde ahşap bir aslan heykeli bulunan ve yeni geldiği her halinden belli olan bir kutuya gömülüydü. Bir bıçkı tozu ve talaşlar hengâmesi ortasına nadide bir doğumu kuvvetli bir şekilde çekip “Burada!’’ diyerek sızlandı. “Daha önce hiç böyle görkemli bir şey görmüş müydünüz? Evet, işte bu! Onu görür görmez satın aldım, o artık tamamıyla benim.’’ “Oldukça heybetliymiş’’ dedim, “Onu nereye koyacaksınız ki?’’ “Neden ki, şömineye tabii…

Yeniden, merhaba!

Merhaba! Sekiz aylık aramızın sonuna geliyoruz. Bu dönemde elbette boş durmadık, çalıştık. PE’nin 4 yılı aşkın kişisel tarihinde yeni dönüm noktaları da bizleri -sizleri- bekliyor. Bu haberleri çok yakında paylaşacağız. Şimdiden çok heyecanlıyız, mutluyuz, sabırsızlanıyoruz. Görüşmek üzere!

Ginsberg’in Halesi ya da Şiirin Pop Olarak Yeniden Doğuşu – Rafet Arslan

    1 Sizlere kısaca şiir diye bildiğimiz sanatın 20. yüzyılın belirgin bir döneminde nasıl raydan çıktığı, yüzyıllardır üstüne giydiği öncü, Promethusçu rolü ve kâhinsel tavrın nasıl biçim değiştirdiği anlatmak isterim. Peki, insan uygarlığı tarihi boyunca ateşle, arzuyla, köklü devrimler, alt üst oluşlar ile at başı giden ve onların dili olmuş şiir ve şair nosyonundaki bu ciddi sapma nasıl meydana geldi? Özellikle Romantizm akımı ile birlikte Fransız Devrimi’nin düşüncesi ile gelişen şiir modern yaşamın bıçak sırtını kendi varoluş alanı olarak seçmişti. Şair pastoral manzaraları terk etmiş, büyük kentin kalabalığı ve…

Görünmez Kentler, Görünmez Kadınlar – Armağan Ekici

  Calvino, 1967-1980 arasında (44 yaşından 57 yaşına kadar) Paris’te yaşamış. Raymond Queneau ile bu yıllarda arkadaş olmuş; Queneau’nun konuları, yazı teknikleri çok ilgisini çekmiş; Oulipo grubuna 1972’de katılmış. Bu yıllarda, hem Queneau, hem de Calvino, ütopyacı sosyalist Charles Fourier’nin yazdıklarıyla da çok ilgilenmişler. Calvino’nun bu yıllarda gösterge-anlam ilişkileri üzerine de çalıştığını biliyoruz. Calvino’nun 1972’de yayımladığı Görünmez Kentler, tüm bu unsurların düğüm olmasıyla ortaya çıkmış bir kitap; içeriğinin olağanüstü renkliliğinin, kitabı oluşturan masalların ışıltılı hayal gücünün yanında, yapısıyla, Calvino’un bunu izleyecek iki romanını, Kesişen Yazgılar Şatosu ve Bir Kış Gecesi…

Georges Perec – Çeviri Şiirler & Ekin Metin Sozüpek

ÖNCÜL KOPMA   “Öncül Kopma”nın Eceli; kapımda makûl celp. Nasip: Kelimecinin lakap mecmuasını cılk pamukla mıncırıp aklınca; pimi çekilmiş can pikapını mecalsiz kalp canıma liman yapacak.   Ö N C Ü L K O P M A § I N E C E L İ K A P I M § A M A K U L C E § P N A İ P K E L İ M E C İ N İ N L A K A P M E C § U A § I N…

Gulyabani diye bir şey var mıdır? – Hakan Bıçakcı

  Gulyabani diye bir şey var mıdır? Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yapıtları ve fantastik tür   Türkçe edebiyatta fantastiği tür olarak adlandıran ilk yazardır Hüseyin Rahmi Gürpınar. Fantastik unsurlara sıkça yer de vermiştir yazdıklarında. Yine de eserlerinin fantastik türde olduğunu söyleyemeyiz. Hatta fantastik malzemeyi fantastik kurgunun aleyhinde kullandığını öne sürebiliriz. Bu durum, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın büyük ve çağının ötesinde bir yazar olduğu gerçeğini değiştirmez tabii. Fantastik, üzerinde en çok kafa karışıklığı yaşanan türlerdendir. Doğaüstü, büyülü gerçekçilik, masal, bilimkurgu, ütopya/distopya, gotik hatta absürt ile karıştırılır sık sık. En çok da fantastiğin bir…