Lady Lazarus: Sylvia Plath ve Kendini Öldürme Sanatı – CAHİT KAYA

        Slyvia Plath, 1962’de, Peter Orr’a verdiği bir demeçte sanat yapıtının deneyim ve duygudan beslenmesi gerektiğini vurgular. Ama sanatçının bunu yaparken, yapıtı üzerinde tam bir kontolünün olması ve bununla yapıtı manipüle edebilmesinden bahseder. Artistik kontrol diyebileceğimiz bu mekanizmayla eserin bir sayıklamaya dönüşmesi engellenir ve sanatçı neyi nasıl ifade edebileceğinin gücünü elinde tutar. İncelenen şiiri Bayan Lazarus’ta kendi kişisel deneyiminden, duygularından en önemlisi de isyanından beslenir. Şiirdeki allusion’lar ve açık tarihsel imlemeler, onun şiiri üzerindeki estetiksel gücünü ve bağlamı koparmadan deneyimlerini tarihle ilişkilendirmesi onun bu artistik kontrolüne yorulabilir.    …

Ece Ayhan Ortaya Çık Artık – LÂLE MÜLDÜR

“… iddia ediyorum ki Ece Ayhan diye bir şair yaşamamıştır. Onu tanıyan kimse yoktur. O yıllardır Ece Ayhan rolünü oynuyor. E. A. rolünü bile oynamıyor. Kendi polisiye evreninde yarattığı bir adamı oynuyor. Belki bunu biraz da kendini korumak için yapıyor. Çünkü hayatta da şiirindeki gibi olsaydı, hiç kimse katlanmazdı buna.”   Ece Ayhan on altı yaşında okulun kütüphanesinde keşfettiğim bir şair. Ondan bir usta olarak, teknik açıdan çok yararlanmışımdır. Çağın en büyük şairlerinden biri. Onu kimseden duymayarak kendi kendime keşfettim. 1973 yılında on beş yaşındayken Robert Kolej’in kütüphanesinde Bakışsız Bir…

İLHAN BERK İSKELESİ – HAYDAR ERGÜLEN

  “İlhan Berk gittiğinde şehirler, caddeler, meyhaneler, semtler, akşamlar da yavaş yavaş boşalmaya başladı. Şehrin öbür ucunda kimse yok. Meyhaneden ses gelmiyor. Akşamların kapısını boşuna çalıyoruz, açan yok. İlhan gitti…”   Şiir şehirdir ve insan, arkadaşları birer ikişer şiiri terk etmeye başlayınca şehirden çekilir. Bazı caddeler kapanır. Bazı semtler birden uzağa düşer. Bazı meyhanelerin ışığı söner. Oysa her şey yerli yerindedir. Caddeler her zamankinden daha kalabalık, semtler eskisinden daha yakın ve meyhaneler her akşamdan daha aydınlıktır. Şairlerin ölümüyle bazı caddelerden ayağımız kesilir, bazı semtler kalbimizi kırar ve bazı meyhaneler birden…

Ginsberg’in Halesi ya da Şiirin Pop Olarak Yeniden Doğuşu – Rafet Arslan

    1 Sizlere kısaca şiir diye bildiğimiz sanatın 20. yüzyılın belirgin bir döneminde nasıl raydan çıktığı, yüzyıllardır üstüne giydiği öncü, Promethusçu rolü ve kâhinsel tavrın nasıl biçim değiştirdiği anlatmak isterim. Peki, insan uygarlığı tarihi boyunca ateşle, arzuyla, köklü devrimler, alt üst oluşlar ile at başı giden ve onların dili olmuş şiir ve şair nosyonundaki bu ciddi sapma nasıl meydana geldi? Özellikle Romantizm akımı ile birlikte Fransız Devrimi’nin düşüncesi ile gelişen şiir modern yaşamın bıçak sırtını kendi varoluş alanı olarak seçmişti. Şair pastoral manzaraları terk etmiş, büyük kentin kalabalığı ve…

Georges Perec – Çeviri Şiirler & Ekin Metin Sozüpek

ÖNCÜL KOPMA   “Öncül Kopma”nın Eceli; kapımda makûl celp. Nasip: Kelimecinin lakap mecmuasını cılk pamukla mıncırıp aklınca; pimi çekilmiş can pikapını mecalsiz kalp canıma liman yapacak.   Ö N C Ü L K O P M A § I N E C E L İ K A P I M § A M A K U L C E § P N A İ P K E L İ M E C İ N İ N L A K A P M E C § U A § I N…